Sanırım Ben Bir Gerizekalıyım

Bu soruyu kendine soran bir sözlük yazarı gördüm az önce, yıllar önce bende kendime söylüyordum. Nasıl veya neden olduğunu bilmiyorum. Ama kendimle gurur duydum, yüzleşebildiğimi gördüm. Kendimde eksikleri görmeyi başarmışım. Kendimi eleştirmişim ve demekki çözmüşüm. Kendini eleştirebilen ve kusurlarının olduğunu bilen birisinin gerizekalı olabileceğine inanmıyorum artık. Zaten yazıyı okuyunca fark ettimki, bir sitemmiş.

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

‘azem, 

-Bir Unutma Sanatı 

-Ey azem, başlangıcın simgesi. Yeniden başlamak için son hevesim hoş geldin!.  

Önsöz,  

Kısa bir açıklama yapacağım ve kimseye teşekkür etmeyeceğim. Çünkü hepinizden nefret ediyorum. Dışarı çıktığımda baktığım gülen suratlardan ve yere tüküren o yaşlı amcalardan. Kendini dünyanın efendisi gibi tasarlayan beyinlere sahip o küçük çocuklardan da.  

Hepinizden nefret ediyorum.  Ve azem bir hikaye değil unutmanın sanatıdır.  Güçlü olmak için unutmak için bir yeniden başlama haritasıdır.  

 Dikkat 

Eğer kişiliğiniz zayıfsa “Azem, insanları size kötü gösterir ve egonuza sizi köle edebilir.”   

Sanırım ben bir gerizekalıyım, hayatımda yaşadığım onca şeye rağmen hâla aklımdasın, rüyalarımda seni görüyorum. Sabah uyandığımda garip bir sersemlik tavana dalıyor gözlerim bir süre.  Sonra hayal dünyamın sana ayırdığım köşesine gidiyorum birden. Küçük bir çocuk var. Sarı saçları, siyah gözleri ve gamzesi. Senin küçüklüğün ve benim geleceğim.   

Dudaklarımı kirletmedim ben hiç, herkesi öpmüş insanları öpmedim. Hayallerime sadık kaldım. Hiç aldatmadım seni, her önüme geleni sevmedim. Yeşile sadık kaldım, hep sana saygı duydum. Gururunu burnun dik ve kendini beğenmişliğini sevdim. Ben seni hiç aldatmadım, hayallerime sadık kaldım. Hep rüyalarımda seni gördüm. Dünyanın zevk dediği o şeyi hiç sana tercih etmedim. Senin verdiğin acı hepsinden daha tatlıydı benim için.  

 Hayallerini kurduğum o yeşil bahçeyi kimseye anlatmadım. Kimseye kapıyı açmadım, yemin ederim. Ben hep seni sevdim. Belki çok kişiye seni seviyorum dedim ama hepsini sen sandım, ondan sevdim. Sen olmayan kimseye katlanmadım.  

İnsanlar çok salak yeşilim. Beni anlamıyorlar, senin varlığına inanmıyorlar.  Sevdikleri o yüzlerin buruşacağını o vücutların eğilip büküleceğini unutuyorlar. Bilmiyorlar yeşilim.  Felç olsam, elim kolum tutmasa da, bir kaldırımın kenarında donsam da senin hep yanımda olacağını unutuyorlar. Suçlamıyorum onları, onlar bunu aşk sanıyorlar.  

Kirlenmiş dudaklarıyla bu mikrobu bulaştırıyorlar herkese. Ben seni temiz seviyorum ya hani. Beni yadırgayıp deli diyorlar. Onlardan farklı bir hayatı savunduğum için. Temiz kalmayı istediğim için beni farklı görüyorlar. Ah bir bilseler seni, tek aşkın verdiği huzuru. Hiç severler mi sanırsın bir başkasını. Bir görseler.  Onlar bana deli diyorlar, şimdi karşımda olduğunu bilmiyorlar.  

Birçok kişiyi dinledim, hepside birileri yüzünden aşka küsmüşler güvenlerini kaybetmişlerdi. Seni onlara anlattım. Seni sen yokken merak ettiler, biraz sevdiler. Sonra sabırsızlık sanırım. Karamsarlık dokunmadıkları bir şeyi yok saydılar. Seni ve beni karanlığa mahkûm ettiler.  

Herkesi sanıp herkesle uyuyorlar, öpüşmekten korkmuyorlar. Sanki aşklarını böyle paylaşıyorlar. Benim seni dokunmadan sevmem, hayallerini kurmam çok mu saçma? Süslü cümlelerle konuşmam seni hiç bitmeyen bir aşkla sevmem. Anlamıyorum onları nasıl bu kadar basit görüyorlar ve ben seni nasıl sevdim.  

*1Başkasını sevdin başkasını öptün onlarla yattın. Ben senin hayallerini kurdum, temiz bir melek sevdiğimi sanırken sen oysa bana neler yapmışsın. Senin kirlenmiş olduğunu hiç düşünmedim. Hayallerimde temiz bir melektin. Sen benim İçin öyle değimlisin? Sendemi başkasının dudaklarında kirlendin. . .  

*1 _ Azem bir hayal olarak doğdu. Bedene büründüğünde kirlendi. Büyük hayaller hayal olarak bırakılmalı. Hayal kadar temiz beden nasıl bulabilirsinki 

Ben iyi şeyler hak ediyorum. Buna inanıyorum, kimseyi üzmedim herkese saygı duydum ve hiç kimseyi kırmadım. Birçok kuş buldum hepside yaralı, iyileştirdim sonra uçup gittiler. Peki, beni neden kimse sevmedi.  Yada sevdi de ben mi görmedim.  Güvendiğim insanlar neden yoklar. Sorular soruyorum kendime sürekli cevapları biliyorum ama korkuyorum.    

Keşke bir taş olsan, seni denizden bulup çıkarmış olsam ilk dokunan ben olsam. İlkleri istiyorum bu kötü bir şey mi. Benim ilklerim onlar gibi olmazdı. Hiç üzmezdim seni, bırakmazdım.  Öldürürdüm 

Boğardım seni kendi ellerimle, Arkanı dönüp gideceksin öylemi. Basitmiş gibi bırakıp gideceksin öylemi. Bütün masumiyetimi çalıp beni kirletip, ruhumu öldürüp gideceksin öylemi. Ağzına sıçarım senin.  

Dünyada o kadar kötü insan varken neden iyi insanları üzersin ki. Bizde mi kötü olalım. Hepimiz kötü olalım da gerçek aşk ölsün mü? Ölsün anasını satıyım.  

İçimde zerre kadar sevgi kalmadı, bundan sonra söylediğim her şey yalan, yaptıklarım saçma. . . Yeni bir sayfa yeni bir hikaye, yeni hayatlar. Ölecekler hiç doğmasın !.  

KARANLIK ODAM’A HOŞ GELDİN

Burası benim dünyam, benim karanlık odam. Dört duvar küçük dar bir oda. Kimsenin girmediği duvarlarında hayallerimin asılı olduğu, senli bir oda burası. Seninle bütünleştiğim başka kimsenin girmesine izin vermediğim bir dünya. Bütün hayal kırıklıkları aklımda. Sevdiğim kızlar güvendiğim dostlar. Umutsuz hayaller. 

 Ben bu odada gözlerimi açtım. Sana seni sevdiğimi ilk bu odada itiraf ettim. Sınıfa ilk girişini hatırlıyorum. Üzerinde beyaz bir tişört ve mavi kot pantolon masumluk ve sürekli bir tebessüm. Boynunda ince bir kolye ucunda nazar boncuğuna sarılmış bir peri. Sol kulağında üç tane siyah küpe hepsi sıralı sağda ise bir tane. Dik duruşun ve kendini beğenmişliğin. Senden nefret ettim. Sonra sevdiğim.  

Tabi böyle değilim o zamanlar iki kelimeyi birleştirip konuşamıyorum. Tut ki sana seni sevdiğimi söyleyeceğim. Çocuktum zaten, ilk sana aşık olmuşum.  

Tepkini çekmenin en iyi yolu aykırı olmaktı, Korkulan şeyleri yapmak, ölümleri diriltmek, unutulmuşları hatırlatmak. Beni sevmen için sevilmeyecek ne kadar kötülük varsa yaptım.  Şaka gibi ama kendimi bile sevmekten vazgeçtikten sonra beni sevmediğin için seni suçladım. . .  

Ama masumken neden sevmedin ki beni, bütün benliğimle seni düşünürken neden olmadık. Neden kirlenmeden sevmezsiniz insanları. Neden illaki birileri sizin için kendinden vazgeçecek. Neden birilerini seçerek hamur  muamelesi yaparsınız anlamıyorum. Hiç mi korkmuyorsunuz öldürülmekten. Haber olmaktan. Şimdi o gençleri daha iyi hatırlıyorum. Öldürmekte haklıymış. Sen o kadar sev olmayan umutlarla hayaller kur sonra birileri onları hiç kurmamış gibi yıksın. Ağzına sıçarlar.  

Güvenmemek tabi en iyisi, karanlık odana çekilerek izle insanları. İzle bak neler yapıyorlar birbirlerine. Hiç kalmış mı insanlıkları. Neden güveniyorsunuz insanlara hâla. Umudunuz var mı? Muhtemelen yaklaşık 10 yıl sonra bende öleceğim o zaman hiç kimse kalmayacak. Alışmaya başla.  *2Sonuçta dünyadaki en iyi insan benim.   

*2_ Ego kontrol edildiğinde iyidir. İnsanı geliştirir almak istediğini verir.  

. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

 Sanırım ben bir gerizekalıyım, demişim yıllar önce. Yıllar önce bu bakış açısının beni büyüttüğünü görüyorum. Artık her kelimenin, her işaretin ve her text biçiminin bir amacı var. Onlar bizi zirveye taşımak için varlar.

Furkan Tunahan
Furkan Tunahan
-Saklanacağın karanlık bahçedeki duvarım ben.

Bir cevap yazın